ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki askeri hareketliliğin gölgesinde İsrail’e yönelik 12 bin adet BLU-110A/B Hava-Yer Bombası satışına onay verdi. Trump yönetiminin “acil ihtiyaç” gerekçesiyle Kongre onay sürecini baypas ederek hızlandırdığı 151,8 milyon dolarlık bu paket, tedarik zincirindeki aktörler nedeniyle savunma sanayii kulislerini hareketlendirdi. 

Olası satışın ana yüklenicisinin Repkon USA şirketi olacağı kaydedilen açıklamada, bomba gövdelerinin bir kısmının mevcut stoklardan transfer edileceği belirtildi.

BÜYÜK TEPKİ TOPLADI

ABD, kongre denetimini baypas ederek “acil durum” kapsamında onayladığı satışla, bölgedeki gerilimi artırmayı hedeflerken yaklaşık 450 kg ağırlığındaki BLU-110 bombalarının gövde üretiminde, Türkiye merkezli REPKON’un ABD iştiraki olan Repkon USA’nın bulunması yabancı basında geniş yer buldu. 

Satış listesinde ana yüklenici olarak Türk savunma sanayii kökenli Repkon’un isminin geçmesi, Türkiye’de büyük tepkilere neden oldu. 

ŞİRKETTEN AÇIKLAMA GELDİ

Tepkilerin ardından konuya ilişkin Repkon’dan açıklama geldi. İstanbul merkezli şirket, bazı haberlerde Repkon’un sürecin tarafı veya doğrudan satıcı olduğu yönünde oluşan izlenime ilişkin değerlendirmeleri paylaşırken konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: 

“Son dönemde ulusal ve uluslararası basında Repkon Grubu hakkında yayımlanan bazı haberler incelendiğinde, farklı ülkelerde ve mecralarda benzer ifadelerle oluşturulan ortak bir anlatı üzerinden şirketimizi hedef alan bir iletişim kampanyası yürütüldüğü görülmektedir. Bu yayınların bir kısmının doğruluğu teyit edilmemiş iddialara dayandığı ve Repkon hakkında yanıltıcı bir algı oluşturmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan ABD’de alınan bir mühimmat tedarik kararı üzerinden yapılan bazı haberlerde de Repkon’un doğrudan satış gerçekleştirdiği veya sürecin karar vericisi olduğu yönünde bir izlenim oluşturulmuştur. Oysa söz konusu süreçte Repkon’un herhangi bir talebi, kararı veya satış işlemi bulunmamaktadır.

Uluslararası basında yer alan bu tür içeriklerin bazı yerli medya kuruluşları tarafından sorgulanmadan tekrar edilmesi ve şirketimizin doğrudan hedef gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur. Doğruluğu teyit edilmemiş iddialarla şirketimizi ve çalışanlarımızı hedef alan yayınlar yalnızca kurumumuzun itibarına zarar vermektedir.

Repkon Grubu, gerçek dışı iddialar içeren ve şirketimizin itibarını zedeleyen yayınları yakından takip etmekte olup gerekli hukuki adımları atma hakkını saklı tutmaktadır.”