Tahran yönetimi tüm savunma kozlarını oynamaya devam ediyor. Yıllardır sessizliğini koruyan ve uluslararası basında nadiren yer bulan “kadın ninjalar”, bölgedeki son gelişmelerle birlikte yeniden stratejik bir unsur olarak gündeme geldi. İran’da on yıllardır varlığını sürdüren ve disiplinli eğitimleriyle bilinen kadın dövüşçüler, modern savaşın gölgesinde geleneksel savunma sanatlarını askeri disiplinle birleştiriyor.

ON BİNLERCE KADIN EĞİTİMDEN GEÇTİ
İran’da 1989 yılından bu yana faaliyet gösteren Kunoichi (kadın ninja) okulu, bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte kapılarını yeniden dünyaya araladı. Kuruluşundan bu yana yaklaşık 25 bin kadının mezun olduğu belirtilen okulda, kursiyerler sadece dövüş teknikleri değil, aynı zamanda askeri ve savunma amaçlı ağır antrenman programlarından geçiyor. Özellikle savaşın eşiğine gelinen bu hassas dönemde paylaşılan eğitim görüntüleri, sosyal medya platformlarında milyonlarca kişi tarafından izlenerek büyük bir merak uyandırdı.
BİNLERCE KİŞİLİK AKTİF KADRO HAZIR BEKLİYOR
Resmi verilere ve sahadaki gözlemlere göre, Kunoichi birliğinin aktif kadrosu şu an için 3 bin 500 ile 4 bin kişi arasında değişiyor. Bu elit birliğin üyeleri, yüksek hareket kabiliyeti, çeşitli savunma teknikleri ve katı bir askeri disiplinle donatılmış durumda. Şehirlerin farklı noktalarındaki spor merkezlerinde gerçekleştirilen eğitimlerde kadınlar, stratejik savunma taktiklerini İslami normlara uygun kıyafetler ve tam konsantrasyonla icra ediyor.
JAPONYA’DAN TAHRAN’A UZANAN DÖVÜŞ SANATI
Bu gizemli sistemin temelleri, Japonya’da uzun yıllar eğitim alan ve Ninjutsu sanatını İran’a taşıyan ünlü antrenör Akbar Faraji tarafından atıldı. Başlangıçta küçük bir grup olarak yola çıkan bu dövüş sistemi, zamanla ülkenin tüm illerine yayılarak devasa bir organizasyona dönüştü. Bugün gelinen noktada tüm eğitim süreçleri ve müfredat, İran Dövüş Sanatları Federasyonu’nun doğrudan denetimi ve yönetimi altında resmi bir statüde yürütülüyor.
ÖZGÜVEN VE KÜLTÜREL BİRİKİM BİR ARADA
Geçtiğimiz dönemlerde eğitimlere katılan üyelerin verdiği röportajlar, bu birliğin sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda kadınlar için bir özgüven kaynağı olduğunu da kanıtlıyor. Kendi vücutlarını tanımayı, duygularını kontrol etmeyi ve en zor şartlarda kendilerini savunmayı öğrendiklerini belirten ninja adayları, bu sürecin kendilerini daha değerli hissettirdiğini ifade ediyor. Kadınlar için Ninjutsu, sadece bir savunma sanatı olmanın ötesinde, başka bir kültürün kadim bilgilerini öğrenerek modern dünyada güçlü durabilmenin bir sembolü haline gelmiş durumda.
