Günümüzdekanser vakaları hızla artıyor. Üstelik her yaşta görülebiliyor.

Uzmanlara göre, bunda sağlıksız beslenmenin ve yanlış yaşam alışkanlıklarının rolü büyük…

Çünkü, beslenme alışkanlıklarımız, genetik yapımız ve metabolizmamızla etkileşimde olduğu için kanser riskini artırıp, azaltabiliyor.

‘’Kanser; genellikle kalıtım yoluyla gelen genlerden değil, yaşam süresince genlerde ortaya çıkan hasarların sonucu oluşmaktadır. Çoğu insan için kanser genetik olarak programlanmamıştır; yaşam koşullarından ve maruz kalınanlardan kaynaklanır’’ diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, çağın vebası olarak nitelendirilen hastalığın sağlıksız beslenmeyle ilişkisini şöyle açıkladı:

image

Prof. Dr. Osman Erk

Katkı maddelerini hafife almayın!

Toksik kimyasal maddelerle birlikte yediğimiz zaralı gıdalar çok çeşitli hastalıklara yol açmaktadır. Tarım ilaçları, kimyasal gübreler, gıdalardaki katkı maddeleri, endüstriyel kimyasallar ve radyasyon önemli kanser nedenleri olarak ortaya çıkmaktadır. Ticari olarak kullanımda bulunan 100 binlerce kimyasalın çok az bölümü test edilip onaylanmıştır. Bunların kısa ve uzun vadede tek başlarına veya bir arada vücutta hangi etkilere yol açtıkları bilinmemektedir.

İŞTE HATALAR

– Fazla miktarda yağ tüketimi kanser riskini artırır. Doymuş yağlar adı verilen margarin, tereyağı, kuyrukyağı gibi katı yağların yanında etin, sütün, peynirin içindeki görünmeyen yağlar da olması gerekenin üzerinde tüketildiğinde zararlıdır.

– Besinlerin kızartılarak ya da kavrularak tüketiliyor olması yağ adı verilen kanser oluşumuna neden olan yağların artmasına sebep olur. Dolayısıyla fast food, tarzı besinler sağlığı bozar.

– Yapılan hatalardan bir diğeri de posadan fakir beslenme yani lifi az miktarda tüketmektir. Lif eksikliğinin özellikle bağırsak kanserine yol açabildiği bilinmektedir.

– Fazla beyaz un, şeker ve tatlandırıcılar da kanser riskini artırır.

– Aşırı tuz tüketimi de mide kanserini tetikleyebilir.

– Genetik yapısı değiştirilmiş GDO’lu besinler ve tarım ilaçlı sebze-meyveler de kanserojendir.

– Aşırı sıcak yiyecek ve içecekler de kanser riskini artırır.

Aklınızda bulunsun

– Enaz yağ içeren vejetaryen diyet uygulamalarda kanser oranı en düşük düzeydedir.

– Bol miktarda taze, mevsiminde yetişmiş organik sebze ve meyve tüketilmelidir.

Çiğ veya buharda  az pişmiş olanlar pişmiş olanlara, taze gıda dondurulmuş olanla, dondurulmuş olanlar konserve gıdaya tercih edilmelidir.

– İçilensu klordan ve diğer kimyasal kirleticilerden arındırılmış olmalıdır.

KANSER

ORGANİK GIDALARIN ARTILARI

– Bu besinler, salvestrol adı verilen fitokimyasalı üretir. Bu fitokimyasal sadece kanser hücrelerinde bulunan, normal hücrelerde bulunmayan bir enzimi aktif hale getirerek kanserli hücreye saldırır ve onu ortadan kaldırır. Neredeyse bütün organik bitkilerde bu tür işler gören fitokimyasallar vardır.


Kaynak olarak ekle

– Özellikle enginar, lahana, brokoli, zeytin, yaban mersini, kızılcık, kuşburnu, elma, armut, avokado, kuşkonmaz, fesleğen, adaçayı ve karahindiba bu tür fitokimyasallardan oldukça zengindir.

– Öte yandan organik gıda tüketenlerin vücuduna, tarımda kullanılan böcek ilacı ve ilaç kalıntılarının daha az girmesi kanserden korunmada önemli bir rol oynar.

Bunlara dikkat!